Cumder dergisi 1. sayı — s. 94 (dergi baskısında ayrı yazar satırı yok).

Kalaycılık nedir?

Kalaycılık; bakırların ortaya çıktıktan sonra bir nevi bakırı tamamlama adına doğmuş bir meslek dalıdır. Kullanılan bakır eşyalar zamanla tabaka tutar; bu tabaka ve oksitlerden bakırı arındırıp herhangi bir zehirlenmeyi önlemek için doğan bir meslektir. Bakırın ısıtılıp nişadır tozuyla silindikten sonra kurşun gibi yumuşak metallarla kaplanması işlemidir kalaycılık. Geçmişte bakır araç gereçlerin satıldığı mağazaların bir bölümünde ya da yan sokağında kalaycı dükkanlarına çok sık rastlanırken günümüzde bu ihtimal oldukça düşüktür.

Mahallemizden birçok kişi kalaycı olarak Samsun, Çankırı gibi bazı illere gurbete çıkarak altı ay gibi bir süre geçimlerini sağlardı. Köyümüzde birçok kimse kalaycılık mesleğinin sona ermesi sonucu başka mesleklere atılarak yaşamını sürdürmüştür. 2000’li yıllara kadar köyümüzde Mecit’in Ali Zengin ile Alaybey’in Behram Çakır kalaycılık mesleğini icra etti.

Köyümüzün en eski kalaycıları arasında Mahmut Ağa Mehmet Saral, Mahmut Ağa Mahmut Saral, Alaybey’in Behram Çakır, Alaybey’in Mehmet Çakır, Hacı Arif Saral, Rızabey’in Ömer Saral, Mecit’in Ali Zengin, Mustafa Altunsoy, Hacı Zekai Saral, Hacı Nurettin Saral, Hayati Saral isimlerini hatırlıyoruz. Çilelerle geçirdikleri meslek hayatlarını anlattıklarında göz yaşlarımıza hakim olmak mümkün değil. Vefat eden kalaycılarımıza Allah’tan rahmet dileriz.

Kalaycılık mesleği ne durumda?

Kalay ustası, 1960 ve öncesine nazaran yok denecek kadar azdır. Altmışlı yıllara kadar cadde, sokak ve pazar yerinde karşılaşılan kalaycı dükkanları günümüzde belirli semtler dışında yok. Ülkede sanayinin gelişmesi ve bakırın maliyetinin yüksek olmasının da etkisiyle kullanım azalmıştır. Bakır kullanımının azalmasıyla kalaycılık mesleği de popülerliğini yitirmiştir. Artık oturup iş beklemek yerine işe gitme geleneği doğmuş ve gezici kalaycılık ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu işleri yapanlar arasında Romen vatandaşlarımız da bulunmaktadır. Bakır raflardaki yerini çelik ve seramiğe bıraktı. Bu değişimle birlikte bir meslek olan kalaycılık da piyasadan silindi. Günümüzde kalaycı dükkanlarının çok olduğu kabul edilen Trabzon’da dahi kalaycı sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek seviyede.

Kalaycının gözünden…

Bu kadar köklü bir geçmişe sahip mesleği icra eden sayılı kişilerden biri olan Trabzon’lu hemşerimiz Muzaffer Göre durumu şöyle özetliyor: «Bakırcılar Çarşısı’nda çekiç sesinden geçilmezdi. Ben kırk altı yıldır bu mesleği yapıyorum; baba mesleği» diyor ve ekliyor: «Babam da babasından öğrenmiş.» On yaşından beri bu işle uğraşan ve çok mutlu olduğunu anlatan Muzaffer amca meslek adına oldukça endişeli. Kiraların ve yeni nesil makinelerin pahalı olduğunu, artık kimsenin bakır kullanmadığını anlatan Göre; zamanla kalaycılığın yok olacağından bahsediyor. Geçmişte çeyiz setlerinin bakırdan olduğunu ve oldukça değerli olduğunu tekrar tekrar söylüyor. Çırağı olmayan Muzaffer usta kazancından oldukça memnun görünüyor. Herhangi bir kalaycı birliği olmadığından fiyatları kendi belirliyor.

Kalaycılığın geleceği

Artık kömür ve körük yerine doğal gaza geçen Muzaffer amca; «kalaycılığın Türk kültürünün bir parçası olduğunu ve artık usta yetiştiremeyen bu meslekte herhangi bir değişim yaşanmazsa geleceğin hiç de iç açıcı olmayacağını» söylüyor.