Cumder dergisi 1. sayı — köşe yazısı (s. 85).

Cumder dergisi s. 85 — makale taraması
Funda Öztürk

Değerli okuyucular, merhaba. Sizlerin arasında hayata karışan, ancak sizlere nazaran biraz daha zorlu bir yaşam süren özel bireylerden birisiyim. Tabii ki beni özel kılan birçok neden var; kaba tabiriyle bahsetmek gerekirse «engelli yaşam» diye adlandırabiliriz. Bu yaşama ait paylaşmak istediğim, okurken sizlerin de bizleri anlayacağınız yaşam öykümden bahsetmek isterim.

Funda bir gününü nasıl geçirir? Buradan başlayarak sizlerle sohbet edasında kaleme dökeceğim. Sabah uyandığımda, güne başlamadan önce düşüncelere dalarım; yaşadığım iki dünya olduğunu düşünüyorum — hayallerimde var ettiğim ve gerçekte olan iki ayrı dünya. Her sabah kahvaltımı annem hazırlar ve birlikte kahvaltı ederiz; benim kahvaltımı ettirmeden kendisi başlamaz. Annem benim hem elim hem de ayağım. Engelli yaşamın içinde kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan biri olduğum için benim en büyük destekçim annem ve kardeşim. Birçok engel dolu kardeşlerimiz ya da arkadaşlarımız yalnız da olabiliyor; hayatımız bu engellerle tek başına yaşamak ve idare edebilmek için ne yazık ki uygun koşullarda değil. Aslında içine uyandığımız her sabah, her gün birbirinin aynısıdır.

Gün içinde zaman geçirmek için belli aktiviteler yaparım; en sevdiğim hobim boyama yapmak. Dışarıda vakit geçirmek için annemin müsait olmasını ve birlikte bir şeyler yapabilmeyi beklerim. Dışarıdaki hayat zor, tabii ki. Ancak bazen düşünceli insanlar, bazen de düşüncesiz insanlar bu durumu tavırlarıyla değiştirebiliyor. Bizim gibi özel bireyler için, tek başına yaşamlarını sürdürebilmeleri anlamında dış dünyanın çok da yeterli olmadığını düşünüyorum. Yollar, araçlar, iletişim kurabilmek vesaire birçok konuda başka insanlara ihtiyaç duyabildiğimiz için karşımızdaki bireylerin bakış açıları bizler için önem arz ediyor. Bu gibi durumlarda başkalarına ihtiyaç duymadan kendi işlerimizi tek başımıza çözebileceğimiz bir yaşam diliyorum. Zaten zor başladığımız gün, herhangi bir bireyin bize yansıttığı olumsuz bir tavırla daha da zor olabiliyor. Engelli yaşam, bizimki gibi yaşamı olmayan bireylere farklı geliyor.

Ben, Funda olarak tüm bireylere eşit bakıyorum. Kendim özel bir bireyim; ancak bu hayatı her haliyle gerçekten çok seviyorum. Tüm zorluklara rağmen hayat yaşamaya değer; kimsenin bizleri üzmesine izin vermeyelim. Son dönemlerde özel bireyler için farkındalık kampanyaları düzenlenmekte ve bu durum da bizi çok mutlu etmektedir. Her şeyin daha güzel olacağı yarınların geldiğini biliyorum; bunları şimdiden görebiliyorum. Buradan bu vesileyle ailem başta olmak üzere tüm özel kardeşlerime ve onlara destek olan tüm insanlara teşekkür ediyorum. Ayrıca özel bir teşekkürü köyümün derneği Cumapazarı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne (CUMDER) yapmak istiyorum: hiçbir zaman beni yalnız bırakmıyorlar ve önemli günlerimde beni ziyaret edip mutlu ediyorlar. Son olarak ben hayatı seviyorum, siz de sevin…